resmi twitter sayfam bazen de instagram

küçük ve günlük hassasiyetler
 

+menu-

header image

ölümlü nesneler

bu sezon kitap kulübünde başka bir yol denedik. önce dönemsel, distopya ve ödüllü roman türü arasında oyladık. sonuç ödüllü çıkınca herkes bir yazar önerdi. yazar için çark çevirdik jose saramago çıktı. ben yazardan ölümlü nesneleri önerdim.

yalnız bir hevessizlik var bende. bütün kitaplarının sarı olması bunda büyük etken. ilk ilkel yaklaşımına zihnimin engel olamıyorum ki hepsi tek bir kitapmış gibi geliyor her seferinde aynı kitabı okuyacakmışız gibi.
bu bir özensizlik mi baştan savma mı adamsendecilik mi?
sanmam. halbuki kitap adı kitap kapağı kitabın içeriğinden daha az önemli değil ya da bağımsız. belki yayınevi distopik romanlar için bir distopyanın irkiltici gücüne (hiç distopya izleyip okuyup eğlenen birine rastladınız mı rastladıysanız o tam distopya değildir) halel gelmemesi için seçtikleri bir yöntemdir ama hayır.

ölümlü nesneler 6 adet kısa öykü var. sonuçta bu bir kitap analizi değil ve çiğliğe kaçarak siyasi göndermelerle dolular diyeyim. daha güzelini kitap eleştirmenlerinden okursunuz ben başka bir şey yapıyorum hatırlayın derim.

yazarın sade ve akıcı bir anlatımı var. öğüt verir tarzda yazdığını hissettiğim de oldu. teknik ressam yönü, tasarım fikirlerini detaylı planlara dönüştürmek, hikayelerin inşasında da kendini belli ediyor. ne yaptığını çok iyi biliyor yazar, tek bir cümle bile sürpriz değil onun için. bazı hikayeleri okuduğumda heyecan içinde onun hakkında konuşmak isteyebilirim ve karşımdakine özetini anlatmak hoşuma gidebilir. uyandırdığı bir duygu ile sonrasında biraz oyalanabilirim. ama saramago hikayeleri bittiğinde düşünceye dalma isteği uyandırdı bende diğer taraftan ne düşüneceğimi de bilemedim ve bir soru olarak: sandalyeden düşmeyi beklemeden değişmek mümkün mü?

This entry was posted in Genel and tagged , . Bookmark the permalink.

 

Comments are closed.