KOYUN BEYNİ Mİ İNSAN VÜCUDU MU?
Anasayfa
Mazhar Alanson’un "Ah Bu Ben" şarksını dinliyorum bu yazıyı yazarken.
Tabii ki kahve de var yanımda çikolata da.
Nedir bu diyet dedikleri illet ?
Elimi sallasam bir ömür boyu kendini diyete sokmuş birine çarpıyor(ben dahil).
Nedense "Entellektüel birikimizi arttırın, arttıracak bir şeyiniz yoksa da edinin"
türünden bir güdülemeyle karşılaşmadım şu ana kadar.
Kadınların bu zaafını çok uzun zaman önce fark eden 'sektör adamcıkları' da
pazarlamaya önce kadını yerden yere çalmakla başlıyor:
Berbat görünüyorsun, bitmişsin kızım sen; ama bizim ürünü kullanırsan
bulutların üzerinde bir afrodit olacaksın!
Bu pazarlamayı ben dahil neredeyse hepimiz yiyoruz.
Şimdi tüm olanlar karşısında benim durumuma gelecek olursak,
tamamen arada kaldım...
Ben de hem güzel görünmek hem de bir gün öncesine göre bir kelime daha fazlasını bilmek, öğrenmek istiyorum.
Ama nedense bu ikisi aynı anda mümkün değilmiş gibi gösterilmek isteniyor.
Saçma!
Misal, eğer cebime yeni tabiri ile havadan bir 25 YTL girdiyse
onu kitaba mı allığa mı yatırayım karar veremiyorum.
Benim maçımda skor hep berabere, sizinkini bilemem.
Son zamanlarda diyet ortadan kalktı.
Yerine "Yaşam tarzını değiştirmek" geldi.
Çok şugar!
Tabii hangi gazetenin ekini açsan bir diyet listesine, çeşidine rastlayabiliyorsun.
Diyet listesine ulaşmak kolay anlayacağınız; ama "Yaşam tarzını değiştirmek" öyle mi?
Bu olay viziteye tabi, bir nevi kişisel danışmanlık, yaşam koçluğu...
Bunu da anladım.
Ama şunu anlamakta zorlanıyorum:
Birimiz de düşünüyor muyuz neden beynimizi %10oranında kullanıyoruz.
Beynimizin %10'u koyun beynin tamamına tekabül ediyorsa kalan yükü neden boşuna taşıyoruz.
Ama karşıma geçmiş:
"Beynimin yüzde kaçını kullandığıma takılmam ben vücudumun tamamını kullanıyorumkardeşim!"
diyorsanız yolunuz açık olsun ne diyeyim.
Mart 2005