Nette dolanırken şu haberi okuyunca; e hadi biraz araştırayım dedim.
Bu hastaların görüntüleri tam seyirlik çünkü...aslında ibret verici.
Bu hastalık ilk kez 1873 yılında Gull ve Laseque tarafından tanımlanmıştır
DR. KEMAL NURİ ÖZERKAN 1995 yılında WFAS Dünya Akupunktur Sempozyumunda Bilimsel Sekreter olarak görevlendirilmiş ve
ülkemizde ilk kez bir Anoreksiya Nevroza (Sinirsel iştahsızlık) vakasını kongrede sunmuştur.
Tabipler Birliği Anoreksiya'yı: "Anoreksiya nevrosa, paranoid içerikli psikoz, beslenmenin ve özbakımın yitirildiği
ağır regresif depresyon ve şizofreni" olarak tanımlıyor.
(Hasta yemek yememesi ile gurur duyarmış.
Anoreksiya başlangıcında olanlar ile haftada en az bir kez karşılaşmıyor muyuz Allah aşkına...
Tivimiz günde bir elma ile beslendiğini övünerek anlatan mankenlerimizin beyanatları ile süslü).
Bu rahatsızlık düzenli ve bol çeşitli yemek yeme olanaklarının olup, göze hoş görünmenin
zayıf bir vücut yapısı ile paralel düşünüldüğü batı toplumlarında, kentsel alanlarda daha çok gözlenmektedir.
Hastaların % 90-95 i kadındır. Anoreksia nervosa genç kızlarda % 0,5 oranında saptanmakta, genellikle
12-25 yaş arasında rastlanmaktadır.
Hastalık ilerledikçe birçok ciddi yan etki ortaya çıkmaya başlar, ancak hasta zayıf kalma uğruna bunlara katlanır.
Yan etkilerden bazıları depresyon, endişe, uykusuzluk, kansızlık, kısırlık, cinsel dürtünün yok olması, düzgün düşünememe,
kabızlık, terleme, nabzın yavaşlaması, düşük tansiyon, vücut ısısının azalması, saç, tırnak ve cilt dokusu ve renginde değişmeler ile
vücutta aşırı tüylenme olarak sıralanabilir
Sonunda kronikleşen bu hastalık tedavi edilemezse, hasta yetersiz beslenme, hipotermiya (vücut ısısının düşmesi)
veya su kaybından ölebilir (Hastalık sonucu ölüm oranının % 5 civarında olduğu gözlenmiştir.).
Aşırı kilo kaybı, kendini olduğundan şişman gören hasta haricinde herkesce gözlemlenebildiğinden,
ailenin hastaya yemek yemesi için baskı yapması durumu zorlaştırabilir. Mutlaka bir doktora danışılmalıdır.
Anoreksiya nervozalı hastaların vücut ağırlığı ve vücut biçimleriyle ilgili aşırı zihinsel uğraşları vardır.
Hastalar vücut ağırlığının artmasını engellemek için zorlu egzersizler (yürümek, bisiklete binmek, yüzmek vb.)
ve sıkı diyet uygular. Buna bağlı olarak ortaya çıkan ağırlık kaybını takibeden yaklaşık 1.5 yıl içinde hastaların
% 30-50'sinde aşırı yeme atakları ortaya çıkar.
Hastalar şişmanlamaktan aşırı korktuğu için bu yeme ataklarından sonra kendini kusturma, laksatif ve
diüretik kullanma sıktır. Bu nedenle anoreksik hastalar, diyet kısıtlaması uygulayan 'kısıtlanmış tip' ve
yeme ataklarının olduğu 'bulimik tip' olarak iki alt tipe ayrılmaktadır.
Bulumia nervosa ise (kusma hastalığı) bir abur cubur seansından sonra, yani fazla yemekten sonra,
kişinin istemediği fazla kalorilerden kurtulmak için kusma yolunu seçtiği bir hastalıktır.
Abur cubur yeme seansları kişiye göre değişir. Ancak bir kerede 1000 kaloriden 10 000 kaloriye kadar çıkabilir.
Bu kalorilerden kurtulmak İçin hasta ya kusar ya da laksatif kullanır.
Anoreksiya'nın başlangıcı sıklıkla stresli bir olay ile birliktedir. Orta ve yüksek sosyo-ekonomik sınıflarda,
zayıf kalmanın desteklendiği mankenlerde ve balerinlerde daha sık anoreksiya nervoza görüldüğü bildirilmektedir.
Hastaların % 40’ı tamamen, % 30'u kısmen düzelmekte, % 30'u kronikleşmektedir. Mortalite oranı % 22,
kronik vakalarda intihar oranı % 2-5 olarak bildirilmiştir.Tedavinin birinci amacı hastanın vücut ağırlığının düzeltilmesi,
ikinci amacı bireyin zayıflamayla ilgili uğraşılarının azaltılması, kendine güvenin ve bireyselliğin sağlanmasıdır.
Tedavinin diğer amaçları fiziksel komplikasyonlar (hipokalemi, dehidratasyon) ve
birlikte olan psikiyatrik bozuklukların -majör depresyon- tedavisi ve tekrarların önlenmesidir.
Allah kurtasın ne diyelim...evlerden ırak.
kaynakça:
http://www.fathersforlife.org/health/anorexia1.htm
http://www.ttb.org.tr/aclik_grevleri/tez1_wernicke.html
http://astronet.hurriyet.com.tr/okuma/okuma34.asp
http://www.psikologum.com/konular_detay.asp?id=30
http://www.geocities.com/marufbecene/anoreksiya_nerv.htm
http://www.webnaturel.com/index.asp?alt_cat_id=26&cat_id=1&ayrintiid=1252
Copyright © 2005.scampimix
02/02/2006
|