Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi.
Aklıma gelmezdi en büyük karın ağrımın doğalgaz zammı olacağı.
Zaman zaman özlemiyor değilim:
aşıkım ama aldatıldım, aşıkım ama kıymetim bilinmiyor,
aşıkım ama hödük, aşıkım ama sms'ime cevap yazmadı acep,
aşıkım ama asalak mı acaba,
aşıkım ama Fransız filmlerinden hoşlanmıyor,
aşıkım ama elini yıkamıyor,
aşıkım ama otomobili yok,
aşıkım ama kısa,
aşıkım ama dötü büyük (gönlü küçük),
aşıkım ama şarabımı tazelemedi,
aşıkım ama aşık değil miyim acaba?..
Yani insan bazen sabun köpüğünden sorunları olsun istiyor, anladınız mı?
"Odama kapaniciiim" filan, ya da "Anne bu akşam yemicem" gibi mesela.
"Aşk" karın ağrısının dünyanın sonu olduğunu sandığı unicorn günlerine,
3 gece 4 gündüz, 299 Euro tadında bi'gidip-gelmek istiyor, çok mu?
Birisi banyodan "Renklileri atıyorum, yıkanacak bir şeyin var mı?" diye seslense de olur.
Sorumluluk yorgunluğumun boyutu yaklaşık böyle bir şey.
Son zamla birlikte (buyrunuz, konutta %22,5,) bu yıl doğalgaza 72.7'lik zam yapıldı.
Korkunç!
Parke pek bi'sağlığa dost, gerekçesi ile takır tukur yürüyoruz evde.
Peki ya yerde oynayan nüfusu ne etmeli?
Şimdi duvardan duvara halıflekslemeli mi evi?
Tüm hesaplamaları temelinden sarsacak bir de Türk'ün soğukla imtihanı var tabii.
Sıcak sever bir milletiz ya, kedi gibi
(Şiir kitabı çıkarıcam yakında).
Geçen gün Nil'i aşı için doktora götürdüm.
Odadan içeri bi'girdik: Hoş geldiniz, Cağaloğlu Hamamı!
Bağa girdim bağ budanmış, bağa bülbül dadanmış,
18 yaşında da Leyla Hanım, kimlere aldanmışşşşşşşşşşşş...
Dedim, "Doktor, indir o keseyi aşağı!"
Dedim, "Doktor, beşinci bir iklim var bu odada.."
Hani "pazar"dan sonra "pazartesi" kovalamacası,
"yaz"ın ardından yazertesi gibi birşey bu.
Cevap veriyorum: Anneler böyle istiyormuş.
Bebekleri soyuyoruz ya.
Antalya'da oldukça övgü almış bir film: Anneler Sıcak Sever!
Lüzumsuz ter bezi aşınmaları bunlar!
Ki derdimiz "Üşüsün!" değil
(İmza: Bir Alman Anne!)
Daha öncede yazdığım gibi bu ülkenin eksiği makuliyet.
DNA'mızda yok böyle bir kod.
O yüzden seyrek bıyıklı asabi hükümet adamı çıksa dese ki:
"Canım siz de doğalgazı har vurup harman savuruyorsunuz;
zam yapacağımız yoktu da, doğru düzgün kullanın artık şunu!",
belki yola geliriz.
İşin bu tarafında ikamet edenler de var, tamamıyla boş değil anlayacağınız.
O yüzden bu zammın vücud özsuyu sıcaklığımıza balans çekmek adına hayırlara vesile olacağını düşünüyorum.
Düşünüyorum demezsem artık refleks haline gelmiş kötümserliğimi de kabullenmiş olacağım.
Tabii kötümserliğin insanın içini ısıttığına dair bir duyum alırsam
işler külliyen değişebilir.
3 Kasım 2008 Pazartesi
23:30
Nil'in Dünyası'ndan:
Nil'in 1. Yaş Günü - Pasta
Anasayfa