resmi twitter sayfam bazen de instagram küçük ve günlük hassasiyetler

doğa ananın

çöpü bile sanat şaheseri
yalnız insan budalalıklarının en gülüncü snickersımı görmezlikten gelelim, bi de siz başlamayın ltf

yarın yüzmelerden geldiğimizde ağza atacak lokma yokmuş böyle zamanlarda direkt fırın tepsisini bile yiyebiliriz
kızımla üşenmedik akşam soyduk, doğradık;
turuncu ve mor havuç, yer elması, kabak, karnabahar, patates.
sonra bunları proteinlerle kombinliyorum

sabah yürüyüşte

1 foto çektim sonra neden olmasın dedim;
arayabileceğimiz bir yakının var mı?

bol bol marul yiyin

ama bak bol bol bostan bostan marul yiyin su da serbest

engin geçtan

vefaat etti. favori gösterilen kitabı insan olmak olsa da favorim hayat’tır.

annemdeyim

yemeği bekliyorum

bir ara şöyleydim

biliyor musun barbunyadan brownie tarifi öğrendim, yaptım çok güzel oldu. yani… bi de unsuz kurabiye tarifi öğrendim. muz, yumurta, fındık, damla çikolata. hepsi bu. kıyır kıyır kurabiye takıntın yoksa dene mutlaka hiç fena değil. abilerim ablalarım ben barbunyadan browni yiyorum siz de barbunyadan brownie yiyin. ne olur yani yeseniz…
spor yapan, sağlıklı beslenen insanlar bir süre sonra şöyle bir paylaşım yapıyor bu hiç şaşmaz “siz de bütün gün ne yiyeceğinizi düşünüyor musunuz?” insan kendinden şüpheye düşüyor çünkü.

yemeklere besin dediğimiz günden beri tadım kaçmış vaziyette. gerçekten bir şeyleri doğru yapmaya çalışmak hiç kolay değil. tarif ararken zamanla gördüm ki iki tip insan var. birini sağlıklı yaşama pamuk ipliği bağlıyor. bi delirme gelir de her şeyi bırakıp giderim diye ölesiye korktuğu için devamlı deklarasyon halinde. yemesiydi, içmesiydi, sporuydu.. yani öğlen 12:45 yemeğini akşam 23.34’te paylaşanı görüyorum “çok yoğun bir gündü bamyayı ve yoğurdu yedim sadece, fotoğrafta görünen pilav tabağı benim değil arkadaşımın pilavı o lanet olasıca pilav”.
bir süre sonra iyi saatte olsunlar ziyaret edince paylaşım şuna evriliyor: “bu hafta neler yemedim postu”. bu şimdi hafta içi bir takım gezmeler yapmış, millet masada gömmüş tabak tabak o da yazık yavrum milletin yediklerinin fotoğraflarını çekmiş beyn pazay akşamı bunların postunu yaparım kaydırmalı hem de diye.

bir de benimsediği disiplinleri araştırıp paylaşanlar var. onları takipçi olarak memnun etmek çok zor. her şeyin nasıl olamayacağını anlatıyor devamlı. bir engeli aşıyorsun arkasından hemen başka bir engel koyuyor önüne. sabah aç karna limonlu su içiyorum diyosun olmaz önce dilini temizlemen lazım diyor.
ok! ben dil spatulası ile temizliyorum diyorum yetmez üzerine oil pulling yapman lazım diyor.
oyil bana biraz şey ama ben supplement kullanıyorum onlar tamamdır diyorsun. tek başına supplement yetmez supplementlerin besinle, besinlerin supplementle kombinlenmesi lazım diyor. en azından her gün 1 tane balık yağı içiyorum toplam omegası 720 mg bana havada karada ölüm yok diyorsun. balık yağı yağlı bir besin ile birlikte alınmazsa paranı klozete at daha iyi diyor. e ben onu çay tabağına zeytinyağı döküp orda çevirip yutuyorum sonra dibini de sıyırıyorum diyorsun yetmez ki bir çağ kaşığı zeytinyağı diyor. ya zaten ben 12 saatte kaynattığım ilikli kemik suyunu kullanıyorum yemekte çorbada neredeyse her gün yağ alıyorum diyorum. şimdi kemiği 24 saat mum ışığı gibi kısık ateşte pişireceksin çek mutfağın kapısını unut korkma yangın çıkmaz; 24 saat olmadı 18 saat ama kesinlikle 12 saat değil. yetmez çünkü. paranı sokağa at daha iyi. ayrıca kemik suyunu sabah aç karnına kahvaltıdan önce bir su bardağı olarak tüketmen gerekiyor ılık, anca bu şekilde cildine bağırsağına saçına tam faydasını görebilirsin diyor.
ya o şey değil de ben zaten neredeyse karbonhidratı çıkardım sayılır hayatımdan karatay diyor ya yulaf da yemiceksiniz, bulgur da yemiceksiniz siyez buğdayı da arpa da mısır da patates de yemiceksiniz..
hıh işte sabahları ıspanaklı omlet falan yiyorum benim kız direniyor biraz ıspanaklı omlete ama zamanla alışacak artık.. sen şimdi carb oranı düşük ne kadar sebze varsa istediğin kadar omletini yap ne tavası kullanıyorsun?
qartz bio granit tencere tavam var benim noldu ki? o öyle olmaz! nesilden nesile anneanneden toruna geçen döküm tava kullanman gerekiyor. temizlemesi çok zor ona yapışmazlık özelliği kazandırmak daha da zor, ama zaman seni yola getirecek. nenelerimiz bakımı için kuyruk yağı kullanırmı… yağ dedin de ben avakado yağı da kullanıyorum antioksidan içeriyor diye bi de dumanlanma noktası yüksek yanmıyor… sen ghee yapmıyorsan istediğin kadar avakado yağı kullan bir tarafın hep eksik kalacak. sonuçta ghee o 1 dilim hakkın olan ekmeğini de banabilirsin ama bu adanmışlık ister. şu soruma bi cevap ver asıl, kasa fişini ne yapıyorsun?
ben alıyorum fişimi torbama koyuyorum noldu ki? sadece cam konserve alsan da bpa free damacana kullansan da yazar kasa fişine ellediğin için her şeye sil baştan başlaman lazım.
neden ya?
sebebi açıklanamayan hormonsal kanserlerin hepsi kasa fişlerinde bulunan BPA’dan kaynaklanıyor. BPA kağıttan deriye ordan da vücuda ulaşıyor.
ne yapalım peki?
alsın atsın kasiyer. ayaklarının dibinde bir çöp kutusu oluyor ya gözünle işaret et oraya atsın. gözünle ama.
bütün kasiyerlere ölüm diyorsun?
bu onların sorunu tatlım seni aldığım gibi sağlıklı yaşam prensibinin sıfır noktasına geri bıraktım. otur kendi haline ağla.
bir şey sorabilir miyim.. ayır ayır para istemiyorum bir dakkanız var mı sadece bir şey so… barbunyadan brownie yer misiniz valla bakın kestane unundan yapılmış gibi oluy.. az öz yemek… fazlası zarar… keşişler.. kuru ekmek ve su… tibetli budist rahipler…gölgede aynı…denge… barbunya.

mat dersinde

a noktası ile b arasına cetvelsiz çizgi çekemeyen biri olarak
çizimim gelişti gibi

izlediğim beklediğim

birkaç parça bir şey paylaşayım

dizi
manhunt:unabomber dün akşam bitirdim (dizide geçen manifesto)

Legion
A series of unfortunate events
Mindhunter oldu bitireli. the fall da eski sevdiğim dizilerden biri.

altered carbon sanırım 2 Şubat’ta başlıyor

Contratiempo güzel bir ispanyol gerilim filmi.

Enemy de oldukça ilginç bir film. metafor fışkırsın kulaklarımızdan bu maymunluklar son bulsun.

Mother. Konumuz kesinlikle annelik değil söz veriyorum. Düz film sevmeyenlerin bile gerçekten ilginç bir şey izlemek istediğinde başına geçmesi gereken film. Lawrence’ın en iyi performansı, bu kadar da iddialıyım.

merak ettiğim 3 film

bu şarkıyı da tenis oyuncusu kyrgios’da beğendim. ilginç bir karakter

geçen starbucks’ta oturuyoruz

böyle girişte solda çalışma masası var biz ordayız sağda da kanepeli bir oturma grubu var. kapıdan girer girmez de kasa sırası başlıyor. zaten kasa sırası olmayan bir strabucks’a en son 6 ay önce denk gelmişimdir acayip bir şey bu.
pek çok ülkeden toplanan kahve çekirdeklerini 2 defa falan roast ederek aromasını öldürüp tadını küle çevirdikten sonra dünyanın her noktasında aynı lezzeti sunmayı hedefleyen bu dükkanının sidikli sandalyelerinde oturmak için bu kadar sıra beklemek zorunda değiliz. halbuki nörolojik olarak alışkanlıklarımızı kodlayabiliyoruz.
neyse işte kanepeli oturma grubunda da 3 aile var, üç tane de bebek. en büyüğü bir yaşında. hepsi ek mamaya geçmiş. sırayla bunların altları değişti. termoslardan bulamaç ek mama karışımları çıktı. yeni gelenler kasa sırasına giriyor, iki dakika geçmeden biri diğerine diyor ki “tuhaf bir koku var” sonra çıkanlar anlık sıkışıklık yaşıyor. kapıdan zırt diye geçilmiyor ve soru geliyor “burası bişi kokuyor?” yeni birileri adım atıyor hemen “kokuyu sen de alıyor musun?” .. oturma grubu içerlek kalıyor yarısını da bardak standı kapıyor fark edemiyorlar çeteyi. bahise tutuşmak gibiydi bakalım bunlar çakacak mı kirli bebek beziyle brokoli karışımını?
saç kurutma makinesi en yüksek sıcaklıkta, 3, en yüksek hızda, 3, çalışırken fişten çekersen durur ve birkaç dakika sonra tekrar fişini takarsan kaldığı yerden çalışmaya devam eder.
durduğu için bu fön makinesinin değiştiğini, ya da bozulduğunu söylemek doğru olur mu?
yürümemiz istenen yol doğrultusunda önümüzde havuçlar sallandırılıyor. peki oltalara ne kadar geliyoruz?
insan kaybolduğunda bunu seçemez.
birbirimizi manipüle ediyoruz, uzun bir süre yeterli dozda uyarana maruz kalmazsak kendimizi dahi manipüle ediyoruz. şahsen yeni doğmuş bir tavşanı bile manipüle edebilirim. bunda övünülecek bir taraf yok. sistematik olarak tabii tutulduğum uzun dönemli manipülasyonun geçmişten kötü tecrübesi olarak kaldı üzerimde.
havuca kızmayalım, oltaya da; darılmayalım kendimize de. çünkü sadece yalnızken dürüst olmak manalı. herkesin yemi var biraz zayıfsa yemleri. hayat içinde aldığımız yol bu yemlere ne sıklıkta atladığımızla alakalı. savaşlarımızı seçmeliyiz. dostumuzu ve düşmanımızı seçmek demekse bu. “desinler”e gidersek kayboluyoruz. merkezimizden uzaklaşıyoruz.
hayatı kâle alıyorsanız çevrenizdeki insanların sözleri sizin için değer ifade ediyor. bu insanları doğru ve gerçek şekilde anlamaya çalışıyorsunuz. peki o kişi o düşünceyi bile doğru düzgün anlamamışken sizin bu kişiyi anlamanız ne kadar mümkün? kendiniz hakkında fazla yazmak yazan ve okuyan kişinin sağlığı için tehlikeli olabilir. ego sağlıklıdır benmerkezcilik yük.
bu ülkenin en tepe noktasından başlayarak düşünürsen kimler hapis yatmadı ki seren çok şapmamak lazım sevgiler.

adıma bir sosyal medya hesabı

olmadığı için çevremdeki insanlarla eski tip iletişim kurarız. bir şey göstermek istiyorsam, likelarımı paylaşacaksam vatsap atarım. bir de onlar buraya bakarlar ve bunun hakkında konuşmayız. 13 yıl önce 7 Şubat 2005 tarihinde bbh.com hiç doğmamış, bir ilham perisi gibi parlamamış, yıllar içinde bir dinazora dönüşmemiş gibi. siz bu kısmı bilmezsiniz.
buraya kadar ok!
son paylaşımımdan sonra öğrendim arkadaşlarımın gün gün adım adım takip ettiklerini.
en sık mevsim geçişlerinde güncelleme yapıyorum siz kendinizi şaşırdınız herhalde.
paylaşımın hemen ardından peş peşe telefonlar aldım özellikle uzun zamandır görüşmediklerimden, o kadar tuhaf şeyler anlattılar ki (illa bunların da sırası gelir paylaşırım) yani biz aramızda bunlardan bahsetmiyorsak ne konuşuyorduk?
arada “ama duygucum yani hani röportajda da demiştin ya kızımın ne istediğini bilen, değerlerine sahip çıkan, kendisi ile barışık bir insan olabilmesi için yani bu söylediğin…” diyeni de var.
ya güzelim, tatlım, allahın manyağı sen ne yaptın? 2012 yılının aralık ayından bahsediyoruz evdeki kasadan mı çıkardın dergiyi? hatta sadece öyle de demedim “.. için onu yetiştirirken doğru seçim ve davranışlarda bulunmam gerekiyor.”
sıkıntı büyük
siz başlarken herkese her şeyi yapacaksınız süreç içinde hayat o insanlara da size aynı şekilde karşılık verme şansı tanıyacak. bazısı bu şansı kullanacak bazısı allahından bulsun diyecek ve sadece bu da değil. türlü zorlu sınavın sonunda bir duruşa ihtiyacınız olacak. çünkü bu hayatta söz konusu olan sadece siz değilsiniz. çünkü hiçbir şey son bulmuş değil yeni başlıyor hatta. işte ben şimdi 40 ıma 5 ay kala o duruş seçeneklerinin birinin üzerinde duruyorum da diyemem o duruşun mimarıyım: the matrix restart.
bu sebeple “ama duygucum”la başlayan sözleri “saçların çok güzel olmuş,
her gün 2.5 km yüzüyorsun maşallah valla” gibi tamamlamanızı rica ederim. en gencimiz 37 yaşında falan. biraz şuur lütfen.
bazı arkadaşlarımız vardır. hayatın onun bakış açısından nasıl olduğunu öğrenmek için görüşürüz. doğru yerde, zamanda ve süratle kullanıldığında bazen küfüründen bile etkilenip “beyn de küfüy edebiyiyim” der sallarız bi tane. değişik laflar eder. beğendiklerimizi seçer başka ortamlarda kullanırız. her görüşüne katılmasak da eleştirdiği kişi veya olayın içinde olmamak onu dinlerken hoşumuza gider.
sizin için ise bbh.com’un böyle bir arkadaş olduğunu biliyorum. explorer’da timeline’da karşınıza çıkan biri değilim. bbh.com’u ziyaret ediyorsunuz. hâlâ ziyaret ediyorsunuz ve 13 senenin sonunda tüm samimiyetimle söyleyebilirim bu benim için çok çok çok ama çok kıymetli. ne kadar tatlı ve harika olsalar sdsfsdşkgsğ
o kadar yazdım gönderme olmasın mı

ya şu temsil meselesine bir daha bakalım diyorum. nolucak atlı mı kovalıyor peşimizden?
çok komik bir video izledim. enes baturlar, orkun ışıtmaklar ayaz’ın beta versiyonu. yok yani 25 kuruşluk su 25 liralık su bakalım hangisi pahalı videoları. al sana su. nuri bilge ceylan oğlu ayaz’ın kendisini temsil ettiğini unuttuğundan yakınıyor olabilir mi?
bahse girerim kamerada o var.
hayat ulaN!
mis gibi.

Originele Viagra kopen Kamagra Oral Jelly kopen Viagra voor vrouwen Na hoelang werkt Viagra Dieetpillen Viagra kopen bij de kruidvat Generieke Viagra kopen Viagra ervaringen Viagra bestellen Viagra kopen in winkel Erectiestoornis behandelen met Viagra Viagra kopen bij de Etos Generieke Levitra kopen Viagra Soft Tabs kopen Viagra prijs Sildenafil kopen Viagra kopen in Nederland Kamagra Bruistabletten kopen Originele Levitra kopen