Deney Arşiv Deney No:5 Deney Konusu:Kötümser Bir İnsandan Pollyanna Çıkar Mı? Denek: Ben Anasayfa Negatif biriyim kabul ediyorum.Bazen geriye dönüp yazıklarıma baktığımda kıl olduğum, kızdığım, umutsuz vaka olarak tanımladığım olay sayısı ya da bakış açısı pozitif baktıklarımdan, şirin bulduklarımdan daha çok. Bu tavrın insan ömrünü kısalttığı söyleniyor. Oysa pozitif düşünerek yaşayacağın olaylara yön verebildiğin bile iddia edilirken bir insanı kötümser olmakta tutturuk yapan nedir? Aynı Everybody Loves Raymond’daki Raymond Barone karakteri gibi (bir bölümde pozitif biri olmaya çalıştı) ya da Dr. Becker (dizi onun negatifliği üzerine kurulu) karakteri gibi de olabilir. Onlar iflah olmaz kötümserler… Ben de 2,5-3 haftalık dönem zarfında başıma gelen irili ufaklı olaylara pozitif bakmayı denemek istedim. İşte notlar: Olay No:1 Bu akşam annemlere giderken götürmek üzere yaptığım keke son dakika da bir de krema ilave etmek istedim. Basit bir tarifti, sitede de yazmıştım (2 yemek kaşığı un 4 yemek kaşığı şeker, 250ml süt, 1 yemek kaşığı katı yağ, vanilin). Tarifin sonunda karışımı mikserle çırpmanız gerekiyor. Teflon sos tenceresinde hazırladığım karışımı başka bir kaba almadan gene bu kabın içinde çırpınca mikser darbelerinin etkisi ile tabandaki teflon parçalanıp sosun içine karıştı, siyah siyah… Teflonumu attığıma mı yanayım, evden çıkmak üzere iken tekrar krema yapmak zorunda olduğuma mı?... DUR! Şimdi burada kızıp, üzülecek ne var? Teflonun içinde mikser çalıştırmamayı öğrendin, sosu bir daha yaparak pratiğini arttırdın, İkea’da 14 YTL’ye gördüğün 3’lü sos tencere setini artık alabilirsin. Olay No:2 Annemi evine bırakırken benzin almam gerekiyordu. Ben BP’ye gitmek için ara yola girerken annem “Neden Total’dan almıyorsun ki hem yol üstündeydi” dedi. Ben de BP’ye alışkınım dedim. BP’ye sapmam ile birlikte arap saçına dönmüş bir ara yol trafiği ile baş başa kaldım. Kavşak çalışmasından ötürü ortalığı mahvetmişler, ayrıca BP istasyonu bakıma girmiş, benzin satmıyorlar (sanırım hazır kazı var millet buraya girmez biz de bakımımızı yapalım dediler). DUR! Şimdi sen boğula boğula söylenmek istiyorsun, kızmak neyi çözecek hem nereden bilebilirdin. Evet İstanbul’u kaza kaza kör koydular, O duvarı al buraya koy bu kavşağı al şuraya koy… Ne yapalım? Tamam anneni dinleseydin daha iyiydi; ama bilemezdin ki. Tekrar ana yola çıkmak için alman gereken 5 dakikalık yol yaklaşık 30 dakika sürmüş olabilir. Allahtan arabanın içindesin ya yağmur yağıyor olsaydı ve sen şemsiyensiz sokakta kalmış olsaydın, bir saçak altı bile bulamadan... Olay No:3 Market torbası ile eve doğru yürüyordum.Her şeyi tek torbaya doldurma hevesim sonucunda torbanın altından ve yanından bir kısım (L şeklinde diyebiliriz) patladı ve içinden zeytin emzesi kavanozu, saralle kutusu, ½ lt süt ve aşkımın Metro çikolataları yere düştü, kavanoz kırıldı. DUR! Lanet okuma lanet… Olabilir dünya üzerinde bunu yaşayan tek sen değilsin. Dünyanın çeşitli ülkelerinde pek çok kadının torbası patladı ve yiyecekleri yere saçıldı. San Francisco’da yaşıyor olabilirdin (yokuşları, tepeleri ile ünlü), torbanda portakal olabilirdi ve o yokuştan aşağı 1kg portakalın yuvarlanabiliridi (Türkiye dışında pek çok ülke de meyvenin ne kadar pahalı olduğunu hatırlayalım). Hem düz yoldasın hem evine 10m kalmış niye canını sıkıyorsun? Yere saçılan zeytin ezmesini şu kenarda duran karton parçası ile toplayıp kalan malzemeyi de kucağına doldurur gidersin, canım benim… Olay No:4 Digiturk dergisi gazetelerin arasına karıştığı için gazeteleri atarken onu da go go… DUR! Belki ihtiyacı olan biri bulur!!! Olay No:5 Aşkım evin içinde aradığı (ki aramadan kastı etrafa şöyle bir göz gezdirmek, bedensel bir hareket yapmadan herhangi bir çekmeceyi açıp kapamadan sadece “bir bakmak”) eşyasını 157896. kez bana soruyor “Bilmem neyim nerede bulamıyorum!!!!!!!!!!!”… DUR! Sinirlenme ve söylenme. Sonuçta bu sana bağımlı yaşamasının bir parçası ayrıca ona bir hediye aldığında vermeden önce saklamak çok kolay olacak; çünkü adam evi karıştırmıyor. Olay No:6 Salonumun duvarında bir delik var, "A-ha şimdi delecekler duvarı..." dememe kalmadan komşunun kombi ustaları tarrr tarrr sesleri eşliğinde iki ev arasındaki mahremiyete bir delik açtı. DUR! Sinirlenme hemen evine bir delik açılmış ne olacak ki. Ağustos ayında komşusunun yaptığı bombanın patlaması ile evleri tarumar olan o yaşlı çifti bir düşün. Senin duvarında bir delik açılmış çok mu? Olay No:7 Tüm evin petekleri ısınırken çalışma odasının peteği çalışmıyor. Havası alındığı halde sorun devam ediyor. Bu arada delik duvar için “yarın macunlarım” diyerek evden ayrılan ustadan ses soluk çıkmıyor. Durumu komşuya haber verdik, ustanın cep numarasını vererek aradan çekildi. DUR! Bak fihristine bir usta ismi daha eklendi.Allah usta eline kimseyi düşürmesin tamam ama, usta çevren genişliyor fena mı? Olay no:8 Bu sabah alt komşu geldi. Bizim evden yatak odasına su sızıyormuş. Gittik baktık bahsettiği alan çalışma odasındaki peteğe bağlantı yapılan yer. Kombide su basıncının düşmesinin sebebi de buydu herhalde, peteğin ısınmama sebebi de. Çok yüksek bir ihtimalle kolidoru tekrar kıracaklar ve her şey (en azından kolidor –çalışma odası-mutfak) üçgeninde yeniden başlayacak. Bugün geleceğini söyleyen bizim kombi ustası da işin çapı büyüdüğü için yarın geleceğini söyledi. Babası hastaymış. Pis yalancı… Olay No:9 Kombiye geçmemizle birlikte elektirikli şofbene kör tıpa yapıldı (bu da bir usta deyimi), kapamanın altından şıp şıp su damlıyordu.Adamı ha bugün çağırdık ha yarın derken dün kör tıpa yapılan musluk patladı. Ortalık göle döndü.Suyu kapadık ama kapayana kadar... Benden Pollyanna falan çıkmaz tamam mı? Bir makinalı alıp olaya konu olan tüm ustaların evini taramak istiyorum. Yaklaşık 1,5 ay süren ev tadilatı ve yerleşme süreci sonunda tekrar kırma, kazıma, döşeme işlerinin başlayacak olması, evi su basması, pazar geliyorum diyen ustanın pazartesi gelicem demesi, duvarı yarın macunlarım diyen ustanın bir haftadır ortalarda görünmemesi… İstediğin kadar hayat tuhaf bir şekilde kolaylaşıyor oyunu oyna, pozitif olmaya çalış şu bir gerçek ki: kombi, taş döşeme, balkon kapama, ev boyatma(hiç hesapta yokken) gibi işlere harcanan para ile 2 hafta New York’a gidebilirdik. Kombinin mucidi Valliantın da, sırf gelmemek için babam hasta diyen ustanın da, merkezi kalorifer sisteminde çuvallayıp milletin başına kombi illetini saranın da doğru düzgün boru döşemeyenin de gelmişini geçmişini soyunu sopunu feliçita !... Pozitif olmaya çalışırken harcadığım efor negatifken harcadığımdan daha fazla. Bu uğraş beni eskisine nazaran daha çok yordu ve yıprattı. Kahrolsun Pollyanna yaşasın ben! Copyright © 2005.scampimix |