WwW . Bu Benim Hayatim . CoM
        
       
Çalışan Kadını Anlama Çalışmaları 
(Bugüne Kadar Hiç Calışmamışım Gibi, En Baştan!)

Anasayfa 
 


Duydunuz mu çalışmadan duramayan kadınlar varmış ho-hooooyt!
Çalışmak onlara yaşam enerjisi veriyormuş, çalışmayan kadınları anlayamıyorlarmış, 
üretmeden duramazlarmış. 
Yanlış anlaşılmazsın ha! Hiç biri Fiskobirlik'de işçi değil.

Meselam Ebru Şallı, Harun Tan'ın firmaların sakat kontenjanından bile
faydalanamayacak kadar çalışmaözürlüparayiyen enbirinci eşinin nafaka talebini 
şaşkınlıkla karşılamış, demeçlerini bizden esirgememişti:
"Ben çalışan bir kadınım, eşimin eline bakmıyorum".
Şallı'nın bu dediklerinden sonra enbirinci eşin, en azından ileriye dönük,
firmaların eski hükümlü kontenjanından faydalanabileceğini umud ettim;
ama kadının hazmetme kapasitesi beklediğimden yüksek çıktı ya da 
sus payı bir hayli pahalıydı.

Aslında hepimiz Şallı'nın ne kadar çalışkan bir kimse olduğunu zamanında
Hamdi Alkan'ın evliliği üzerindeki el emeği göz nuru ince işlerinden, kanaviçelerinden,
Türkan Şoray kirpiklerinden biliyorduk; ama kendimiz için bir örneğini çıkartmadık.

Bir de ne oldum delisi olan bir Derya Baykalımız var, nam-ı değer Tan Sağtürk fan'ı...
Digiturk/Elmax kanalında sunduğu "Erkekler Yarışıyor" programı ile karşı cinse sulanmanın, su katılmamış kadınlığın, 
eşeğin kulağına su kaçırmanın suyunu çıkartmış, gecenin bir vakti bana 
" Bir yandan da düşünüyorum Derya'ya haksızlık mı yapıyorum diye ya da çok şey mi bekliyorum...
Aslına bakarsanız Derya Hanım'ın Ferhan Şensoy'dan kaynaklanan bir ağırlığı vardı;
Ferhan gitti Derya kaldı!... " dedirtmiştir.
Bugün programında işittirdi ki 'bizim için' Floransa'ya gidiyormuş.
"Dur! Yapma, etme, kıyma kendine..." dememe kalmadan baktım ki bir hışım kaptığı bavulunun tozunu yutuyorum.

DBaykal da her bulunmaz hint kumaşı fırsatta çalışmanın erdemlerinden,
yoğun temposunda vakit bulursa, faidelerinden bahseden ünlü örnek kadınlarımızdan biri, 
Allah eksikliğini göstermesin,
çok güzel yün seçer, "uyduruk" der, silikon tabancası sıkar, genç erkeklere yazar.
TV8'deki programına yetişmek için deri koltuklu, kocaman jipini değil; 
her ayın başında fullediği Akbili ile 48D'yi kullanıyor çalışan, üreten
mesut memnun çoğu Türk kadın gibi.

Bunların içinde benim en keyifle dinleyip, feyz almaya çabaladıklarım 
hısım akrabasının, eşinin, dostunun hele hele de babasının yanında çalışıp; 
iş hayatının kadınlara ne de çok şeyler kattığını, Premium kredi kartlarını aşlarına katık yaptıklarını 
anlatan, Ümit Boyner kırması sosyoelitler... 
ben onlara kısaca boyunuz devrilesiceler diyorum, boynuz kulağı geçemiyesiceler.

Çalışması gelmeyen de kitap yazıyor bol bol, hoş o da çalışmadan sayılıyor ya
(G.B.Shaw ne demiş "Çalışamayacak kadar yorgun olduğum için, kitap yazıyordum").
Hiçbir şeyin yoksa "yazın hayatın" olsun, bir çeşit Nermin Bezmen ol ya da 
al yanına Mimar Sinan'dan yeni mezun üç beş çocuk "Siren Ertan Arjantin" ol!
Vazgeçemediğin 3 şeyden ikisi "OHT peptide 3" kreminle "Mücevherlerimden bile değerli..."
dediği Louis Vuitton ajandan olsun mesela.

Zannediyorum bu çalışan, üreten ve bunlarsız yapamayan verimli vamplarımız;
işe alımlarda türlü çeşit mülakat tekniğine 
(Du bi, adayın ağzı ile kenefin yeri şaşırmışım gibi yapayım, bakalım nasıl bir tepki gösterecek? 
-baskı altındaki çalışan tepkilerini gözlem tekniği-)tabii tutulmuyor.

Bu arada bir mülakatın en sevdiğim sorusu da şudur:
-"Ne zaman çocuk düşünüyorsunuz?"
-"Sizin için ne zaman uygundu?..." ideal soru-cevabı ile karşılık verememenin sıkıntısınıyla "kem küm..." 
-"Walla çocuklu bayan çalışanlarımız ile bir hayli sorunlar yaşıyoruz"  
-"Çocuğu olan erkek çalışanlarınızla sorun yaşamamanızı neyle açıklıyorsunuz; siz, hepiniz, tüm Türkiye, dünya..." 
diyemezsiniz tabii, kalır öyle...

Kısaca özetlemek gerekirse, bu bayanların:
mobbing(iş yerinde duygusal taciz) gibi, sizi evinize en uzak noktadan almak 
ve oraya bırakmakta inatlı bir servis şoförü gibi, doğum iznindeyken kim ayağımı kaydıracak gibi, 
evle iş arasındaki en optimum nokatada -varsa eğer- bir yuva bulmak gibi, 
yuva çıkış saatine denk düşecek bir iş çıkış saati gibi,
iş işinden, ev işinden, trafikten eğer vakit kalırsa bebeğinle, çocuğunla kaliteli vakit geçirmek gibi
"hiç mi benim özel zevklerim için kendime ait vakitlerim olmayacak" iç sesleri gibi 
endişe-sorun-sıkıntı-ikilemleri yoktur.

Onlar çalışan kadın, üreten kadın, çalıştıkça hayatla bağları kuvvetlenen kadın, kadınlar.
Bi hürmet anlamaya çalışıyorum.
Bilin istedim.










































































Copyright © 2005.scampimix
02/02/2006