 |
BİRAZ CİNS BİR İNSANA: BABAMA... |
Anasayfa
Gözlerinin yeşil olduğunu bundan 7 sene önce farkettiğim babam,
meslek deformasyonu sebebi ile biraz asabidir: Avukat!
Şimdi "neysem" işte bu onun evin içinde yarattığı demokratik ortamdan beri gelmektedir.
Kızar, sinirlenir, beğenmez, tartışır; ama hep konuşmamıza, kendimizi ifade etmemize imkan sağlardı.
Bizim evde asla : "Sen anlamazsın, sana düşmez, sana soran oldu mu,
sen ne bileceksin ki" vb vb laflar sarf edilmedi.
Biz hep konuştuk, tartıştık, bir şekilde anlaştık;anlaşması hem kolay hem de bir o kadar zor babamla...
Yani aşkımın başını şişiren "cen cen" durumumun mimarı babamdır.
Babam çok hoş sohbet bir adamdır.
Tarz olarak kafanızda canlansın diye söylüyorum:
Çetin Altan ile Serdar Turgut'un doğru ölçüde karıştırılmış halidir.
Okurken her dönem her dersle ilgili babama danışabilirdim.
Mesela lisede okurken kitap karıştırmaa üşendiğimden odamın kapısını açar seslenirdim:
"Çaldıran savaşının tarihi kaç?"
İnsan bir an duraklar di mi?
Yok!
Hangi padişahın ne şekilde öldüğüne kadar bilir;bu durumun şimdiki politik ortama yansımalarını...
Ben küçüklüğünü çok net hatırlayamayan biriyim;
ancak ilkokul 1. sınıfla ilgili hatırladığım bir sahne var ki
o da babamın bir akşam bana heceleme çalıştırmasıdır :pe-pa-pı-pi-po-pö...
Adamın suratı tükürük içinde kalmıştı, gülümsediğini hatırlıyorum, yüzünü silmediğini.
Babam her müsamereme geldi, bale gösterilerime...
İlkokula giderken piknik organizasyonu yapılmıştı,
ben de bir gece önceden nasıl hazırlanmışım:
Sepet, içine içecek, sandöviç, kuruyemiş, kolumun altına top...
Ertesi sabah babam beni taksiyle okula götürdü, bir baktık ki bahçe bomboş, gitmişler!
Meğerse ben hareket saatini yanlış hatırlamışım ve geç kalmışız.
Bana demedi ki "Boşver bir daha ki sefere artık".
Taksiye atladığımız gibi Maçka'dan Belgrad Ormanı'na
Pikniğin yapıldığı alanı buldu, beni öğretmene teslim etti ve aynı araba ile aynen geri...
Çok konuşkandır!
Bu da bir mesleki deformasyon sayılabilir.
Ablam da çok konuşkan ben (eğer havamdaysam susmam), annem de, eniştem de.
O yüzden ablamın oğlu Atahan 1 yaşını az geçmişti ki konuşmaya başladı.
Ablam bazen "Azıcık sus Atahan vallahi başım şişti" diyor tahmin edin yani!
Babam merhametlidir, iyi niyetlidir, yakışıklıdır, laz burnu ona çok yakışır,
çok şey bilir, kitap okumak kesmediği için ansiklopedi okur, zekidir, dürüsttür,
tamirat işlerinden anlar, çocuklarını çok sever, telefon da hep yüksek sesle konuşur,
cep telefonunun hafızasına bizim dışımızda kimsenin telefonunu kaydetmeyi sevmez.
Bu sebeple başka biri onu aradığında ekrandan numaraya bakar,
sonra fihristi çıkarır oradan bulmaya çalışır kimin aradığını.
Cinstir biraz...
Annemle aşk evliliği yapmıştır ve ona hala aşıktır ve aşık olduğunu bilmekten hoşlanmaz, asabiyet yapar
(55 yaşıma geldim neden hala bu kadına aşığım ki diye düşünüyor sanırım)
:)
Benim babam bir tanedir.
Hiç beklemediği anlarda şöyle bir üstüne atlar sarılırım ve seni çok seviyorum derim.
Beklemediği anlarda ama,
ben böyle yapınca utanıyor galiba :)
Herkes anne baba olamaz, herkes bu sıfatı hak edemez.
Emek ister, sabır ister, fedakarlık ister...
Hak eden babamın babalar gününü kutluyorum, tüm kalbimle.
Allah onu başımızdan eksik etmesin.
Amin...
Haziran 2005
Copyright © 2005.scampimix
|