resmi twitter sayfam bazen de instagram

küçük ve günlük hassasiyetler
 

+menu-

header image

foto kitabı fotoğraf albümünden ayıran

Posted on 22 Ekim 2019 09:19 by Duygu

farklar var: bir kere derdi ne? bir dert olmalı ortada. dertsiz olmuyor. bir duruma işaret edebilir şart değil fakat eleştirel de bakabilirsiniz.
derdinizi nasıl ifade edeceksiniz: monochrome mu renkli mi?
analog mu dijital mi?
neye basacaksınız? kumaşa mı, alüminyum folyoya mı, yaprağa mı(mümkün, birkaç hafta önce gittiğimiz bursa foto fest’te gördüm), fotoğraf kağıdına mı, 300 gr resim uygulama kağıdına mı neye? derdinizi hangisi en iyi şekilde anlatır.
disiplinler arası mı? olmalı mı?
manipüle edecek misiniz? lüzumu var mı?
en önemlisi alt metin. kaleme aldığınız alt metin “kadrajda sıkıntı var” denen bir fotoğrafı hayranlık uyandıracak hale çevirebilir.
ha evet tek bir adet fotoğraftan da foto kitap olabilir. yoksa hepimiz üniversite hayatımızı, nişanlandığımızı, evlendiğimizi, çocuk doğurduğumuzu ve miami, prag ve londra’ya gittiğimizi belgeleyen fotoğraflardan fotoğraf albümü oluşturabiliriz.
tabii konuyu bu işin okulunu okumuş ve halihazırda okuyan yetkin kişiler bize çok daha detayları ile anlatabilirler. ben bir amatör olarak; gittiğim kurs, seminer ve atölye çalışmalarından ve okuduklarımdan öğrenebildiğim kadarını aktardım.

bu sabah sizinle “o fil burada mı?” için yazdığım tam orta sayfada ve hatta kapağında da yer alan alt metni paylaşmak istiyorum:

O FİL BURADA MI?

En iyi vakti geçirmek, en sosyal olmak arenasında ciddi bir rekabet söz konusu. Bunun için değişik bir şey yapmak isteyen metropol insanına sanatseverin şahane bir huyu sirayet etti: Sanat galerilerini, çağdaş sanat fuarlarını, sergi etkinliklerini ve müzeleri gezmek.

Geçiş doğal yollarla gerçekleşti. Pop kültürün popüler kültürü yönlendirme çabası çabuk netice verdi. Toplumun tüm katmanlarına hitap edebilecek beğeniler hızla dolaşıma girdi. Bu esnada sanat da poplaşan kültüre eklemlendi. Sanat her şeyleşti ve metropol insanı ile arasındaki mesafe kısaldı. Bir sosyalizasyon ajanı olan sosyal medya da bu sırada boş durmadı: Kültürel varlıklarla özçekim yapıldığı 16 Ocak Müzede Selfie Günü ilan edildi.

Müzeden içeri girdiğinde kendisini neyin beklediğini merak eden bu ziyaretçi,
danışma masasından hemen bir tane edindiği broşürü doğru düzgün okumadan tamamlar ziyaretini. Aralarından en iyi göründüğünü seçebilmek için onlarca kez fotoğraf çeker, fakat aidiyet duymadığı bu mekanda bir başka ziyaretçinin çektiği fotoğraf karesinde yer almamak için azami çaba sarf eder. Yorumlamanın değil göstermenin esas olduğu gündelik yaşamında daha kapıdan çıkmadan sosyal medya paylaşımı yapmaya başlar.

Bu çalışma, metropol insanın sanatla geçirdiği vakite şahitlik ediyor.

This entry was posted in Foto and tagged , , , . Bookmark the permalink.

 

Comments are closed.