29 Mart 2009 / Pazar




Duygu'nun Günlüğü


4 Şubat. Hava soğuk. Equilibrium'ı izledikten sonra 1984'ü bitirmek imkansız. "Terleme gücü olağanüstüydü" gibi bir cümle kurmak için illaki Orwell mı olmak lazım? Ama ne! Bir yerde cam açık sanki. 9 Şubat. İçime fenalık geldi sıcak havalardan Fenalık geldi içime sıcak havalardan İçime sıcak geldi havalardan fenalık Sıcak içime fenalık geldi havalardan Havalardan fenalık geldi içime sıcak. 10 Şubat. Çok sıkıcı bir gündü. Sıkılmak dar bir şeydir. 12 Şubat. Orwell'ı kıskanıyorum galiba. 13 Şubat. Bugün acayip bir rüzgar vardı. Gözlerim şişti. Akşam "Ağladın mı sen?" diye sordu. Cevap vermedim. Sonra ayaklarıma masaj yaptı. Bir ellilik uzatsam kesin onu da bozardı. 16 Şubat. "Annemi üzdüm Böylece hep bana trenler çarpsın Çirkin olduğum için aynaya bakmazsam; Güzelim." Ah Muhsin Ünlü. Ben Şiirden anlamıyorum, kesin. Bunun arkasında yatan nedir? Hatta önünde? 17 Şubat. Kahve makinemi kullanmaya başladım. Çalışırken "Kruf kruf" diye ses çıkarıyor, sonra eve taze kahve kokusu doluyor. Niye kaldırmışım ki bunu? 18 Şubat. "Ben bir gün matematikler anlamış olsam O sülün şarkıya nerden başlar, lay? Panga altlarından geçsem tabancam yansa İp canbazı taliminden artan pıhtı, lom!" Ah Muhsin Ünlü deli galiba. 22 Şubat.Hava soğuk. Kışın çocuk oyalamak zor. Önümüzdeki kış oyun grubu şart. 23 Şubat. Gelirken kabak getir demiştim. Ne kadar yumuşak kabak varsa toplamış. Hepsi lastik. "Sertlerini seçmen lazımdı" dedim, "sertlerini henüz olmamış sandım" dedi. 24 Şubat. Ilık yapıyormuş, ondan kaldırmışım. 1 Mart. Dizim, belim ve şimdi de elim, ah! Doğum hani detokstu, vah! Otuzuma gelmeden canım anam Hurdaya çıktım, bu ne be! -Duygu 2 Mart. Sabahları uyanınca su içilir. Pencereler açılır. Kahvaltı yapılır. Bitince kıyafetler değiştirilir. Mutlaka gazete okunur. Bir kahve daha içilir. Kitap okunur birlikte. Yataklar toplanır.Oyun oynanır. Çizgi film izlenir ve saat 10:40 olur. Sabır sert bir şeydir. 10 Mart. Geldi fenalık havalardan sıcak içime 15 Mart. Oscar Wao'nun Tuhaf Kısa Yaşamı'nı bitirdim. Sonuç: Junot Diaz, Hasan Çeliktaş'a benziyor. 16 Mart.Bugün ilk kez anneyle kız arasında oynanan temel sahne yaşandı: Nil'e "olmaz" dedim, o da ağlayarak odasına gitti. 20 Mart. Karalahana sardım. Anneminkinden bile güzel olmuş, dedi. Korktum. 21 Mart. Fenalık içime sıcak geldi havalardan Hava fena İçime sıcak geldi. Yeni bir cezve aldım. Yalnız 'sıcak' yerine 'soğuk' olacaktı. 29 Mart 2009 Pazar 00:57 Nil'in Dünyası: Çark Etsem Mi? Anasayfa