WwW . Bu Benim Hayatim . CoM



  

KARA DELİK BİR CAN SIKINTISI İKİ
Anasayfa


Gün gelecek kansere çağre bulunacak, hatta kendisine grip muamelesi yapılacak da 
insanoğlunun "canının sıkılması” havada kalacak. 
Kısacası kara delik bir, can sıkıntısı iki!

Yav ne biçim bir iletmiş bu can sıkıntısı kardeşim.
Neşeli biri canı sıkılan birinin yanına otursun en fazla iki dakika veriyorum kendisine 
aynen Zedprex’lik eder adamı.

Zannedersem millet dokuz ay anasının karnında “oluşmaya” çalışırken 
aynı zamanda kaynağı bilinmeyen bir ses tarafından telkine tabi tutuluyor: 
“Sen  dünyaya bi gel anam avradım olsun bir gün sıkılırsan…”.

Gün gelir yazacak bir şey, söyleyecek bir söz, gülünecek bir hadise,
nefes almaya değer bir sebep bulamayabilirsin. 
Bu “gün gelirler” sürekli de gelebilirler,
Olur yani kalleştir, dört yüzlüdür hayat dediğin fahişe. 
Evet hayat bir kadındır, 
erkek olamayacak kadar zeki ve entrikacıdır çünkü.
Bayılır ters köşeye yatırmayı, arkandan bıçaklamayı…

Sıkılacaksın 
“Sıkı can kolay çıkmaz”
Çıkmasın ki hemen daha çok sıkılasın. 
Bu biraz da “Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın”a benzer,
bin yıl yaşam şansı bulan yılan gün gelir sana da dokunur,
kaçamazsın, 
vakti var hayvanın.

Saçmalamayı baştan kabul edince güzel yazı yazmaya benzer hayat, 
sıkılacağını ve bir gün bile maddi manevi gün yüzü görmeyeceğini,
Ali Koç ile Nevbahar Hanımın evleneceğini ve sana da salon salomonje sünizüte sahip 
bir “aşkım” düşeceğini kabul edersen 
Hayatta canın da sıkılmaz, koca da tatlı gelir.
Ciddiyim!

Evet hiçbir şeyin anlamı, tadı tuzu yok.
Biri bu hayat denen yemeği pişirirken televizyona dalmış
-Ehe ehe nasıl ama bu beşinci sınıf benzetmeler?-

İşte aynen böyle!
Yukarıdaki gibi yaşayacaksın hayatı 
mevcudun bir b.ka yaramadığını kabul edip bir b.ka yarıyormuş 
muamelesi yapacaksın,
dalga geçeceksin kardeşim,
“Elinden sadece bu kadarı mı geliyor?”diye soracaksın...

"Her firavunun bir musası varsa ben de seninkiyim" diyeceksin. 
Hayatın ağızını s.çacaksın diyorum,
anlamıyor musun ya?...

Sabah kalkacaksın beş karış suratla üçüncü elbiseye ihtiyacın olduğunu kabul ettiğin için 
devam etmek zorunda kaldığın işine eşek gibi gideceksin, 
keşiş olmayı akıl edemediğin için 75 kişi kapasiteli belediye otobüsüne arka kapıdan 175. kişi olarak binip 
akbilini ön tarafa uzatmalarını rica edeceksin,
tatil tanıtımlarında ya da dedikodu programlarında izlediğin gibi 
3 ay boyunca Bodrum, Çeşme ya da herhangi kumlu denizli bir yerde işte 
tatil yapamadığın için hayıflanmayacaksın 
kim sana dedi büyük şehirde bordrolu, SSK'lı bir köle olarak yaşa diye.

Git Hindistan’a, gir tapınağa, giy o Mehmet Ali’nin tabiri ile “turanj”ından elbiseni, takıl kafana göre 
mis gibi, 
gelen yok giden yok “Abi aidat ne oldu?” diye soran kapıcı yok, 
bonus karta ödenecek taksit yok, 
özenilecek 3 aylık yaz tatilleri yok,
yok yani yok... 

O da işine gelmedi di’mi?
Çakal!…
Size yaranılmıyor be güzel kardeşim, 
hayat ne yapsın altı üstü beş harfli bir kelime işte.

Bunu yazarken ağızımda ciklet, başımda bandana, omuzumda da Pioneer teyip 
80’lerin müziklerini dinleyerek aşkıma “Ey o moruk naber?” mi dediğimi sanıyorsunuz?
Yooo!
Beş karış surat oturuyorum bilgisayarın başında, klavyede tuşlara  “çat çat” basıyorum.
Siteye yazı yazarken “gülümsediğimi” hatta “kahkaha  attığımı” sanan arkadaşlar var.

Millet!
Ben bugüne kadar tanıyıp tanıyacağınız en mutsuz insanım,
buna inanın,
karamsar ve bunun doğal sonucu olarak mutsuz bir insan.
Ama bu yazdıklarıma inanmadığım ya da yazdıklarımın bir grup inasana göre doğru olmadığı anlamına gelmez di’mi?
Relax !

Devam,
hayatla ağız dalaşına gireceksin, 
küçümseyeceksin, 
onun Bizans entrikalarına gelmeyeceksin.
 
Hayatın Tanrı ile yaptığı bir anlaşma yok çünkü, 
O da bizi izliyor "yukarı"dan işte.
Hayat da Tanrı'nın bir kulu bana göre,
sadece o atmosferde senden daha fazla yer kaplıyor o kadar; 
ama bu onu senin karşında daha güçlü kılması için yeterli değil,
sen izin vermedikçe. 
Ben her “yukarısı” dediğimde ihtişamlı bir koltuk canlanıyor gözümde nedense...

Bak bu can sıkıntılarına bir anlam arama  ve canını sıkma hiçbir şeye 
unutma ki sen Tanrı'nın can sıkıntısının bir sonucusunCopyright © 2005.scampimix 
09/11/2005