4 Haziran 2008 / Çarşamba




Sex And The City Nedir?


Sex And The City-1 Bu yazı Sex And The City dizisinin tüm sezonlarını en az yedi defa izlemiş; vakit bulursa sekizinciyi de izleyecek olan insanlara ithaf edilmiştir. Okuyucusunu seçen yazılar olduğuna inanmaya başladım. Bu da onlardan biri. "Sex And The City Nedir?" başlıklı bu yazı, dizinin müptelası olup da bugüne kadar “Ben bu dizide ne buluyorum?”u sorgulamayan sadık izleyiciyi hedef alıyor. Diğer taraftan arkasında silgisi olan bir kurşun kalem gibi iki işe birden yarıyor: Diziyi daha önce hiç izlememiş potansiyel sinema izleyicisine rehberlik ediyor. Sex And The City dizisini çekici kılan nedir? Öncelikle çok açıksözlü bir dizi Zıt ama uyumlu karaketler bir arada. Gerçeklik duygusuna zarar vermeden ilgi çekici hikayelerin anlatıldığı, şaşırtıcı karelerle süslenmiş bir dizi. Karakterler dışavurumcu. Komik bir dizi Sex and The City; fakat içinde dram da yer alıyor. Bu kadınlar hayatı sürekli sorgularken ondan keyif almasını da beceriyor. Neymiş o zaman? Hem sorgulayıp hem keyfini sürebilirmişiz. Öğreniyoruz. Dizinin ismi seks öğesini ön plana çıkarıyormuş hissi versede ve içerisinde birçok seks sahnesi yer alsada akılda kalanların sekse ilgili değil de duygular ve insan ilişkileri üzerine olması, bu dizinin en ilginç yanı. Bence dizinin en önemli özelliği aile kavramını geri planda vurguluyor olması. Sanılanın aksine "Aile kurmaya ne gerek; seks var eğlence var" mesajını vermiyor. Bekar ya da çocuksuz izleyicide bir süre sonra evlenmek ya da çocuk sahibi olmak hissi uyandırabilir. Çünkü ilk bakışta Dolce Vita: Hayatın Tadı gibi görünen hikayelerin pek çoğunda iş dönüp dolaşıp evliliğe ve çocuğa dayanıyor. Ve dahası acı tecrübeler. Karakterler zor duruma düştüğünde bunu kabul edip yoluna devam ediyor. Tecrübelerini takıntıya dönüştürmüyor. Bu, en iyi, Carrie’nin podyuma konuk olarak çıktığı bölümde işlenir. Carrie podyumda yürürken düşer. Bu esanada bir karar vermelidir: "Bir seçeneğim vardı. Podyumdan sürünerek kaçıp içimdeki mankeni utanç içinde öldürebilirdim ya da kusurlarımla ayağa kalkıp işi bitirebilirdim. Ben de öyle yaptım. Çünkü gerçek insanlar hayatta düştüğünde tekrar ayağa kalkıp yürümeye devam eder." Sex and The City 30+ bir dizi. Veyahut ergenliğini tamamlamış, insan ilişkileri konusunda temel tecrübeleri yaşamış, kadın erkek ilişkileri hakkında fikir sahibi insanların vurulabileceği bir dizi. Aynı zamanda ölçülemeyecek kadar küçük ayalarlar da yapan SATC hakkında yazılacaklar ise henüz bitmedi. 4 Haziran 2008 Çarşamba 14:30 Anasayfa