1 Haziran 2008 / Pazar




Getirdim, Bi'Bakın!


Nil doğduktan sonra yatak odasından şifoniyeri çıkarıp yerine kütüphane koydum; yanına da camın önüne gelecek şekilde bir çalışma masası. Eskiden ev de benimdi, zaman da. Kitaplarım salon, yatak odası ve giyinme odası olmak üzere üçe ayrılmıştı; ne kapısı kapanabilen bir odaya ne de çalışma masasına ihtiyacım vardı. Şimdi her şey gene benim; ama zaman yönetimimin para birimi Nil. İşler biraz değişti, hesaplarda Pi'yi 3 alamıyoruz eskisi gibi; ama bilgisayarda takılırken camdan dışarıyı seyredebiliyorum artık. Doğru açıyı yakalarsam bulutları da görüyorum. Siteyi değiştirmeye karar verdiğimde hamileliğimin sonlarıydı. Ben değişiyordum alenen, site yerinde mi saysaydı? Nil doğduktan birkaç ay sonra zamanlama açısından uygundu. Gelgelelim insan istediği kadar plan yapsın internet dostu, sen de bilirsin ya, gündelik hayat hep daha "önemli" işler koyar insanın önüne. Bir de buna bebek ekle, çıkan sonucu "Gün gelecek leş gibi uyuyacağım" ile çarp... Evet, anlıyorsun. Genede değiştirmeye vakit buldum. Fotoğrafta ise sıradan bir günde, internette takılma seansını işledim. İnsan hep merak eder ya, nasıl bir yerde nasıl oluyor bu işler diye. Genelde bu kadar rahat oturuyorsam ya günlük burç yorumlarından birini okuyorumdur ya da yazdığım bir yazının son haline bakıyorumdur. Görün istedim. Bu yazılar böyle bir ortamda buna benzer şekillerde klavyeleniyor. Klavyeleniyor dedim de aklıma geldi: Kağıt kalemi tekrar keşfettim. Artık çoğunlukla deftere yazıyorum. Geniş Zamanlar'da (Bir Ayşe Kulin klasiği) bilgisayara kaydediyorum. Bu bana not almak için her türden b/hoşluğu doldurma fırsatı veriyor. Eğlenceli di'mi? Bir de ana sayfada sağ tarafta listelenmiş siteler var. Aslında burada siteler ikinci planda; bu kişiler arkadaşlarım. O yüzden birkaçını tıkladığınızda güncellik göremeyebilirsiniz. Bunun için ise yapabileceğim bir şey yok. 1 Haziran 2008 Pazar 23:04 Anasayfa